“İşten atılan kadınlar olarak yaşadığımız adaletsizliğin bilinciyle daha kararlı ve dirençli bir duruş sergileyerek karşılaştığımız zorluklara rağmen, haklarımızı savunmak için yılmadan mücadeleye devam ediyoruz.”

Hayat Doğan ve Sehel Oto’nun röportajı

Kod 4* ile işten atılan Çiğli Belediyesi işçileri, 29 gündür işlerini geri almak için eylemdeler. 29 gündür belediye önünü bir direniş alanına çeviren işçiler işleri, ekmekleri, onurları için mücadele ediyor. İşten atılma sürecini, direnişi ve işçilerin taleplerini, direniş günlerinde tanıştığımız direnişçi bir kadın işçi ile konuştuk. Bu önemli mücadeleyi, emekçi kadınların bir çırpıda gözden çıkarılışlarını kadınların kendi ağzından aktarıyoruz.

İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Menemen Belediyesi’nden sonra Çiğli Belediyesi’nde de çok sayıda işçinin işine son verildi. Çiğli Belediyesi’nde kaç işçi, ne zaman işten çıkarıldı?

ÇİBEL şirketinden 125, Çiğli Gıda şirketinden 22, toplamda 147 işçi işten çıkarıldı. İşçilerin çoğu 10 Haziran’da, izinli ve raporlu olan işçilerin bir kısmı da izinlerinin ve raporlarının bitmesiyle birlikte işten çıkarıldı.  

Öncelikle geçmiş olsun diyelim, kısa süre içinde işinizi geri almanızı umuyoruz. Peki işten çıkarıldığınızı nasıl öğrendiniz, size nasıl bir sebep sundular? 

İşten çıkarıldığımı şirket tarafından gönderilen kısa bir SMS ile öğrendim. Neden işten çıkarıldığıma dair herhangi bir açıklama yapılmadı. Kod 4 ile iş çıkışımız yapıldı, bu da belirsiz süreli iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı sebep bildirilmeden feshi anlamına geliyor. Kod 4 ile işveren haklı bir sebep göstermeden işçiyi işten çıkarabiliyor, biz de maalesef tam bu şekilde, bir gerekçe sunulmadan işten çıkarıldık.

31 Mart seçimlerinde “İhtiyacımız olan halkçı bir siyaset ve halkçı belediyecilik” diyen bir başkanın tasarruf tedbiri adı altında işçi kıyımı yapması hakkında ne düşünüyorsunuz? 

Tasarruf tedbirleri adı altında 147 işçi işsiz kaldı. Tasarruf tedbiri olarak işçi kıyımı yapmak, kısa vadede maliyetleri düşürmek amacıyla cazip görünebilir. İşten çıkarmalar yerine gereksiz harcamaların azaltılması gibi diğer maliyet düşürme tedbirleri öncelikli olarak düşünülmeli. 147 işçi, sadece 147 kişi demek değildir. Hepimizin ailesi, yakınları, bakmakla yükümlü olduğumuz kişiler var. İşçi maaşları belediye giderlerinin küçük bir kalemi. Belediye bütçesinin planlı ve verimli kullanılmamasının sorumlusu işçiler değildir. Bu yanlıştan bir an önce dönülmesini umuyoruz.

Direnişinize yaptığımız ziyaretlerde kadın işçilerin sayısının daha fazla olduğunu gözlemledik. İşten çıkarılan işçilerin kaçı kadın ve bu kadınların içinde yaşı büyük olan, hasta, hamile gibi hakkında karar verirken daha çok dikkat edilmesi gereken işçiler var mı?

147 işçinin, 104’ünü kadın işçiler oluşturuyor. Hatırladığım kadarıyla aramızdan 4 arkadaşımız hamile, yanı sıra yaşı büyük olanlar ve çeşitli hastalıklardan dolayı tedavisi devam eden hasta kadın işçiler de var. Buna rağmen bu sıcak havada arkadaşlarımız koşulları, durumları el verdiği ölçüde direnişlere katılmaya devam ediyorlar. 

147 kişinin 104’ünün kadın olması çok ciddi bir oran. İşten çıkarılanların çoğunun kadın olmasının sebebinin ne olduğunu düşünüyorsunuz?

İşverenin kadın çalışanları daha kolay veya öncelikli olarak gözden çıkarabildiğini görüyoruz. Kadınların iş yaşamından kolaylıkla dışlanması maalesef çok yaygın bir yaklaşım. Kadınlar; ailenin bütünlüğü, çocukların ve yaşlıların bakımı, ev işi gibi sorumlulukların hepsine birden yetişmeye çalışıyor. Dolayısıyla böyle bir direnişin kadınlar tarafından sürdürülmesi zor olarak algılanabilir. Fakat işten atılan kadınlar olarak, yaşadığımız adaletsizliğin bilinciyle daha kararlı ve dirençli bir duruş sergileyerek karşılaştığımız zorluklara rağmen, haklarımızı savunmak için yılmadan mücadeleye devam ediyoruz. Elbette direnişimizi işten çıkarılan kadın, erkek tüm arkadaşlarımızla beraber yürütüyoruz.

İşçiler olarak şu anda nasıl bir eylem yürütüyorsunuz, talepleriniz neler?

Şu anda işçiler olarak sendikamız DİSK Genel İş öncülüğünde Çiğli Belediyesi önünde oturma eylemi yapıyoruz. İşten atılan ve direnen tüm işçiler olarak talebimiz, pazarlık olmadan işimize geri dönebilmek.

Eylemlerinizin toplumsal bir karşılığı oluyor mu, size desteğe gelen emek dostları var mı?

Bizi ziyaret eden siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları, sendikalar ve emek dostları desteklerini sürekli olarak sürdürüyorlar. Bu destekler, haklı mücadelemize daha da güç katıyor ve bizim için son derece değerli. Sizlerin desteğiyle daha güçlüyüz ve bu direnişi başarıya ulaştıracağız. 

Sizi destekleyen, emek dostu kurum ya da kişilere bir çağrınız var mı? 

Günlerdir işimizi geri almak için eylemimize devam ediyoruz. İşimizi geri alana kadar eylemlerimizi sürdürmeye kararlıyız. Hiçbir sebep sunulmadan işten çıkarıldık. Dolayısıyla, adaletin yerini bulmasını ve haksız yere elimizden alınan işimize geri dönmeyi talep ediyoruz. Bizler, alın teriyle çalışan işçiler olarak onurlu bir yaşam sürdürüyoruz. Bu haksızlığa sessiz kalmayacağız ve mücadelemizden asla vazgeçmeyeceğiz. İşimizi geri alana kadar direnişimiz sürecek. Tüm emek dostlarını ve duyarlı kamuoyunu yanımızda durmaya davet ediyoruz. Birlikte daha güçlüyüz ve bu haklı mücadelemizi kazanacağız. 

*Belirsiz süreli iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı sebep bildirilmeden feshi.